Toplumda ve sporcularda sıkça karşılaşılan yaralanmalardan biri ayak bileği burkulmalarıdır. Ayaklarımız vücudumuzun yer ile temasını sağlayan organımızdır. Tarak kemiklerimiz( metatarsal kemikler) ve parmaklarımız sayesinde ağırlığımız yere eşit şekilde aktarılır. Küçük bir alan olan ayaklarda bir çok kemik , bağ, tendon ve kas bulunur.

Yürüme sırasında ayağın yapısını oluşturan tüm yapılar koordineli bir şekilde hareket eder. Ayağın bastığı yere göre aldığı pozisyona uyum sağlayarak stabilizasyonun sağlanmasında en büyük görev bağlarındır.

Burkulma; ayak bileğinin dışa ya da içe dönmesi sonucunda, ayak bileği eklemini bir arada tutan bağların birinin veya birkaçının zorlanmasıyla oluşan zedelenmelerdir. Burkulmalar genellikle içe doğru olur bu yüzden ayak dış yan bağları fazla gerilime maruz kalır ve yaralanır. İç yan bağların yaralanması daha nadir ve risklidir. Tedavisi dış yan bağlara göre daha uzun sürer.

Burkulmanın şiddeti bağdaki hasarı ifade eder. Birinci derece burkulmalarda bağda herhangi bir zedelenme yoktur. Sadece lifler esnemiştir. ikinci derece burkulmalarda bağın bazı lifleri kopmuştur. Bağ bütünlüğünde bozulma olduğu için eklemde hafif gevşeme görülür. Üçüncü derece burkulmalarda bağda tam bir kopma oluşur. Eklemde belirgin bir gevşeklik ve anormal bir hareket farklılığı görülür.

Değerlendirme ve Tanı Koyma

Burkulma sonrasında ağrı, şişlik, renk değişikliği, ısı artısı gibi şikayetler oluşabilir. Bu şikayetlerin şiddeti ve derecesi burkulmanın boyutuna bağlıdır. Kırık olma ihtimalini elemek için direk radyografi (röntgen) çekilir. Tanı koyulurken hastadan ayrıntılı bilgi alınması en doğru sonucu verir. Klinik değerlendirmeler ve testlemeler de etkilenen yapının ve hasarın boyutunun tespitinde kullanılır.

Tedavisi ve Koruma Programı

Hangi yaralanma olursa olsun ilk 72 saat akut dönem olarak kabul edilir. Akut evrede dokuya uygulanacak işlemler yıllar içerisinde şekillenerek ilerlemiştir.

1978 lerde akut dönemde uygulanacak işlemler ICE olarak kodlanmışken bu zamanla değişmiş ve RICE, PRICE VE POLİCE olmuştur.

En son revize edilmiş hali PEACE&LOVE olarak kodlanmıştır.

Görüldüğü gibi buz uygulaması yeni düzenlemelerde yok. Yaralanmanın hemen sonrasında uygulanan 5 dk sık buz uygulamaları halen kabul görüyor. Ancak yaralanmadan sonraki 20 dk ve sonrasında buz uygulama işleminin faydası araştırmalarda kanıtlanamamıştır. Anti-inflamatuar ağrı kesici ilaçlarında yara iyileşme sürecinin tamamlanmasına engel olduğu ve kaçınılması gerekti konusunda bilimsel araştırmalar mevcuttur.

Akut dönemde hasta eğitimi çok önemlidir. Yeniden yaralanmanın oluşmasını önlemek ve ağrının kronikleşmesinden kaçınmak için yukarıda bahsedilen protokol esas alınarak tedavi programı hastaya göre planlanır. Dokunun uzun süre hareketsiz kalması dolaşımı yavaşlatır, eklem hareketlerini limitler ve kas kuvvetinin azalmasına neden olur. Mümkün olan en erken dönemde ağrısız hareketlerle egzersize başlanması hedeflenir.

Ayak bileğinin iki temel hareketi olan ileri- geri ve içe- dışa hareketleri ağrısız açılarda çalışılarak hareketlenmelere başlanır. Bu hareketlere diz ve kalçanın da dahil olduğu egzersizler eklenmelidir. Bileğin yük aldığı ayaktaki harekelerde ayak ve dizin konumu planlanarak egzersizler oluşturulur. İleri dönem için parmak ucu ve topukda kalınan pozisyonlar eklenir. Denge ve stabilizasyon için tek ayak üzerinde yada yumuşak ve hareketli zeminlerde çalışmalar yapılabilir. Egzersizin seçilmesi kişinin yapabilirliğine göre olmalıdır.

Ağrınız olmasa bile doku yarlanmalarından sonra en az 6 ay boyunca egzersize devam etmek tekrar yaralanma riskini minimuma indirir. Vakit ayırabileceğiniz oranda etkili 3 egzersizle bile bunu sağlayabilirsiniz. Sağlığı kaybetmeden korumak elimizde..

Sağlıkla ve sevgiyle ..