Boyun bölgemiz kafatasımızın omurgaya bağlandığı ve başımızı taşırken birçok hareketi yapmamıza yardımcı olan 7 adet omurdan oluşan bölümdür.

Bulunduğu konum itibari ile de boyut olarak en küçük boyutlarda olan boyun omurları sağladıkları geniş hareket açıklıkları ile yaralanmaya yatkındırlar. Ancak yapılan araştırmalarda araba yarışçılarının kariyerleri boyunca yaptığı kazalara bakılmış ve boyun yaralanmalarının oranı çok düşük olarak bulunmuştur. Birçok sinir ve damar yapının da yer alıp yüzeyselleştiği boyun bölgesi hayati anlamda önemli olduğu için risk anında birçok koruma mekanizması gerçekleştirir.

Omurgada oluşan dejeneratif değişiklikler, görüntüleme yöntemleri ile tanımlanır. MR raporlarında boyutları belirtilen fıtık evreleri; Bulging, Protrizyon, Ekstrüze ve Sekestre şeklindedir. Bu evreleri bel fıtığı nedir yazımızda ayrıntılı olarak ele almıştık. Fıtık dışında spondilozis( kayma), lordozun azalması( düzleşme) gibi birçok tanımlama boyun bölgesi için yapılabilir.

Bilimsel araştırmalar boyun ağrılarını her insanın belirli bir dönemde bir süre yaşadığı bir problem olduğunu gösteriyor. Bu yüzden yalnız değilsiniz. Ağrılar farklılık gösterse de boyun ağrılarınızı benzer şekilde yaşayan bir çok insan var.

Boyundaki ağrı nedenlerini 3 başlıkta inceleyebiliriz. İlki bizlerin de en sık karşılaştığı önemli bir nedene bağlı olmadan gelişen boyun ağrıları. Bu ağrılar beynin vücutta bir şeylerin ters gittiğini düşündüğünde koruma mekanizması olarak geliştirdiği kasların spazma olması ile hareketlerinizin kısıtlandığını hissettiğiniz ağrılardır. Sebebi ilgili segmentteki dolaşımın azalmasından kaynaklanabileceği gibi uyku problemi, stres, düzensiz beslenme gibi durumlarda da vücut ağrı oluşturabilir.
Bir diğer boyun ağrısı sebebi uyuşukluk, karıncalanma gibi nörolojik semptomların eşlik ettiği boyun ağrılarıdır. Burada diskin sinire bası yaptığı fıtık evreleri, ağrının 6 ay ve daha uzun sürelerdir devam ettiği ve kişisel ve çevreler etkenlerin eşlik ettiği ağrılardır.
Bir diğer ve bizlerin en az karşılaştığı tümör, kırık gibi durumların eşlik ettiği önemli bir hasara bağlı durumlarda gelişen boyun ağrılarıdır.

Peki fizyoterapide boyun ağrısının tedavisinde nasıl bir yol izlenir?

Her şikayette olduğu gibi hastanın ayrıntılı hikayesi dinlenir. Varsa görüntüleme sonuçları ile şikayetlerin uyuşup uyuşmadığı kontrol edilir. Klinik değerlendirmede kuvvet kaybı, duyu değerlendirmesi, refleks cevapların kontrol edildiği testler uygulanır. Eşlik edebilecek diğer uyku düzeni, beslenme, su tüketimi, yaşam tarzı gibi etmenler sorgulanır. Şikayetin neden kaynaklandığı çözümlenir ve fizyoterapi programı planlanır. Doğru tespit iyileşmeyi getirir.

Boyun ağrılarınızın olmasını önlemek ve var olan ağrıların geçmesini sağlamak için en iyi ilaç egzersizdir. Bir çok boyun ağrılı hastada sadece doğru egzersiz ile iyileşme sağlanmıştır. Manuel terapi ağrının kontrol altına alınması ve kişinin daha rahat egzersiz yapabilmesi amacı ile uygulanmalıdır. Günümüzde bilimsel olarak da kanıtlanmış olan gerçek , ultrason, sıcak-soğuk uygulamalar, tens gibi elektroterapi yöntemlerinin kullanıldığı tedavi yöntemlerinin kesin iyileşme için yeterli olmadığı yönündedir.

Kişinin aktif katılımının ön planda olduğu yeni nesil fizyoterapi de, sizin için doğru egzersizi seçen ve yön veren fizyoterapist ile amaca yönelik egzersiz yapmak ve bunu alışkanlık haline getirmek sadece boyun değil tüm beden sağlığı için en önemli yapı taşıdır.

Sağlıkla kalın