
2020 yılının başlarında ilk Çin’de ortaya çıkan Covid-19 virüsü hızla tüm dünyada etki gösterdi ve pandemi ilan edilmesine sebep oldu.
İleri yaşlarda sistemik rahatsızlıkların oluşması ve kronik rahatsızlığı olan kişilerde immün sistemin zayıflaması ile Covid-19 virüsüne karşı direnç düşmektedir. Bu kişilerde virüs ölümcül sonuçlar doğururken daha genç kişilerde ve çocuklarda bağışıklık sistemin kuvvetine göre etkileri değişmektedir.
Maalesef genetik yatkınlığında etkili olduğu düşünülen bu viral salgının kimde nasıl sonuçlar doğuracağını önceden tahmin etmek mümkün değil.Kiminin yoğun bakımda entübasyona kadar giden, kimininse evinde hafif bir grip gibi geçirdiği her yaştan kişide hastalık sonrası bazı defisitlerin( hasarların ) kaldığı bilinmektedir.
Sosyal medyada yorgunluk, kas güçsüzlüğü, nefes darlığı, düşük yaşam kalitesi gibi sürekli etkilerden yakınıldığı görülmüştür. Bu durumla ilgili çok fazla kanıt olmamakla birlikte Roma da yapılan bir çalışmada; hastalığı geçiren 143 hasta 60 gün sonra tekrar değerlendirilmiştir. Hastalardan yalnızca %18’i Covid-19 ile ilişkili semptomlardan arınmışken %32’si 1 veya 2 semptom, %55’inde ise en az 3 semptomun varlığı tespit edilmiştir. Bu hastaların hiçbirinde ateş ve akut hastalık belirtisi görülmedi. Bireylerin büyük bir kısmı hala yorgunluk, nefes darlığı, eklem ve göğüs ağrısı şikayetleri olduğunu bildirmiş.
Yurtdışında birçok ülkede virüsü atlatan kişilerde kişinin ihtiyaçlarına uygun şekilde solunum, kardiyak, nörolojik, kas-iskelet sistemi gibi covid-19’un etki gösterdiği her alan değerlendirilerek yaşam kalitesini arttırmaya yönelik egzersiz programları fizyoterapistler ile oluşturulup uygulanıyor. Bizlerinde hem bilinen akut etkilerden kurtulmak hemde kronik dönemde bilinmeyenlere karşı hazırlıklı olmak için bu uygulamaları hayata geçirmemiz gerekir.
Covid-19’un sonuçları bireye özgü olduğu için rehabilitasyonunun da bireye özgü olması şarttır. Hastalığın geçirim ağırlığına ve etkilenimlerine göre; Aritmi( kalp atım düzensizliği), disfaji(nefes darlığı), baş ağrısı, Eklem hareketinde ve kas kuvvetinde azalma, denge ve yürümede zorluk, göz problemleri, depresyon gibi sonuçlar gözlenmiştir.
Fizyoterapist programı oluşturulurken tüm etkilenimleri göz önünde bulundurarak kademeli artışlarla ilerleyerek programı oluşturur. Yaş, cinsiyet, Sistemik rahatsızlığın olup olmaması(tansiyon, şeker), varsa düzenli kullanılan ilaçlar her zaman olduğu gibi covid-19 hastalarında da egzersiz programının oluşturulmasında çok kıymetlidir. Egzersizleri hastayı sürekli gözlemleyerek yaptırmak ve mümkünse nabız ve solunum takibini yapmak oldukça önemlidir.
Çin’ de yapılan bir çalışmada hastaneden taburcu olduktan sonra 6 hafta boyunca 10 dakikalık haftada 2 seanstan oluşan solunum rehabilitasyonu programı uygulanmış.Çalışma sonuçları solunum fonksiyonunda, dayanıklılıkta, yaşam kalitesinde ve depresyonda önemli bir iyileşme göstermiş.
Bulaş riskini azaltmak için ilk günden beri temizliğimize özen gösterip, maske takıp, kapalı ve kalabalık ortamlardan kaçınmaya çalışıyoruz. Bu kapsamda kısıtlamalar ve sokağa çıkma yasaklamaları uygulanıyor. Evlerimizde geçirdiğimizi bu zamanlarda fiziksel aktivitelerimiz azalıyor. Kilo kontrolünü sağlamak, immün sistemini kuvvetlendirmek, fiziksel sağlığımızı korumak ve ruhsal sağlığımıza destek olması için her yaştan kişinin egzersiz yapması gerekli. İmkan bulduğunuz ölçüde kalabalık olmayan saatlerde parklarda, ormanda 30-45 dklık yürüyüşler yapmanız tüm vücut sistemleri için pahabiçilemez bir ödül. Hedefleriniz ölçüsünde evinizde yapabileceğiniz amacınıza yönelik bir egzersiz programı edinmek için bir uzmanla beraber ilerleyebilirsiniz. Koşuşturmacalı şehir hayatı içinde birçok şeye yetişmeye çalışırken pandemi süreci boyunca hayatı ertelemeyerek kısıtlamaları fırsata çevirmek elimizde, egzersiz en iyi ilaçtır.
Sağlıkla ve sevgiyle ..